Chp Kilidaroglu Ozgur Ozel Koltuk Savasi Osmanli Dusmani Zihniyet
CHP’de “Koltuk” Dramı: Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu Yine Laik, Yine Selanikli, Yine Osmanlı Düşmanı!
Siyaset dünyası yine o çok sevdiğimiz, “tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş” kıvamındaki orta oyununa sahne oluyor. CHP’de sular bir duruluyor, bir kabarıyor; ama değişmeyen tek şey, koltukların etrafındaki o eşsiz dans ve aynı zihniyetin değişmez refleksleri.
Hatırlıyor musunuz? Hani daha dün, birbirlerine karşı kullanılan o zehir zemberek açıklamalar, sosyal medya üzerinden atılan manşetler, “sen gittin, ben geldim” kavgaları? Hani o bitmek bilmeyen, millete tepeden bakan “laiklik” nutukları, Selanik odaklı bir tarih okuması ve Osmanlı mirasını her fırsatta aşağılayan o malum zihniyet?
Bugün ise manzara tam bir “siyasetin cilvesi”. Bir yanda mahkeme kararıyla “tedbiren” dönen Kemal Bey, diğer yanda “yeni görevi hayırlı olsun” temennileri… Yani anlayacağınız; dün birbirinin kuyusunu kazanlar, bugün aynı sofrada “hayırlı olsun” çayı içiyor. Ama bir şey hiç değişmiyor: O kadim Osmanlı düşmanlığı, o kendi tarihine yabancılaşmış “Selanikli” bakış açısı ve her sıkıştıklarında sarıldıkları o malum laiklik maskesi.
“Dün Savaşanlar, Bugün Kardeş!”
Siyasette ilkeler ve duruş bu kadar “esnek” olunca, sonuç da böyle oluyor: Dün birbirine “hain” diyenler, bugün “kanka” modunda! Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu’nun, bir gün önce kıyasıya mücadele edip bugün “nezaket” maskesiyle poz vermeleri, Türk siyasetinin “değişmeyen tek kuralını” hatırlatıyor: Koltuğun hatırı, milletin değerlerinden her zaman üstündür.
Kılıçdaroğlu diyor ki: “CHP’yi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız.” İşte tam da korkulan bu! Kuruluş kodları dedikleri; tarihle kavgalı, Osmanlı’nın mirasını reddeden, kendi halkının değerlerine “laiklik” adı altında yabancılaşan o eski alışkanlıklar değil mi?
Kulislerin Yeni Modası: Koltuk Paylaşımı
Ankara kulislerinde herkes aynı şeyi merak ediyor: Bu “mutlak butlan” sonrası kurulan bu yeni düzen ne kadar sürecek? Bir gün önce “düşman” olanların, bugün “görev paylaşımı” yapar gibi hareket etmesi, aslında bize Türk siyasetinin o “değişmez” figürlerini tekrar gösteriyor.
CHP, Cumhuriyeti kuran partiymiş… Doğrudur. Ama mevcut görüntüsüyle, sanki Cumhuriyetin kurucu değerlerinden ziyade, milletin tarihiyle, inancıyla ve Osmanlı geçmişiyle kavgalı bir “sandalye kapmaca” şampiyonasına ev sahipliği yapıyor.
Biz dışarıdan izlerken sadece gülüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, yarın yeni bir mahkeme kararı, yeni bir “tedbir” çıksa, bu “hayırlı olsun” temennileri yine yerini o çok alışık olduğumuz, milleti ayrıştıran, tarihiyle savaşan üsluba bırakacak.
Kıssadan hisse: Siyasette düşmanlıklar baki değil, sadece “konjonktür” değişince dostluklar tazelenir ama o Osmanlı düşmanı, halka tepeden bakan zihniyet hiç değişmez!
Türkçe İroni (Alaycı Özet)
CHP’de Tiyatro Devam Ediyor: Kılıçdaroğlu ve Özel’in “Barış” Komedisi!
Vay vay vay! Bir gün önce birbirinin etini yiyen, genel başkanlık koltuğu için her yolu mübah gören bizim “laikçi teyze” zihniyetli arkadaşlar, bugün yine “demokrasi” maskesiyle karşımızda! Kemal Bey, koltuğunu mahkeme zoruyla hatırlayınca birden “nezaket” abidesi kesildi. Özgür Bey’e “hayırlı olsun” diyorlar... Sanki dün o “kavgalı” ortamları yaratan, o “aşağılayıcı” dili kullananlar başkasıydı!
Selanik’ten gelen o malum “Osmanlı alerjisi” ise tam gaz devam. “Partiyi kodlarına döndüreceğiz” diyorlar; yani ne demek? “Yine halkın değerlerine savaş açacağız, yine tarihimizi inkar edeceğiz, yine o çok bildiğiniz ‘laiklik’ kalkanının arkasına saklanıp millete tepeden bakacağız” demek.
Ne güzel dünya değil mi? Koltuk gidince düşman, koltuk gelince kardeş! Türk siyasetinin bu “değişmezleri” bizi şaşırtmıyor, sadece eğlendiriyor. Bakalım bu “kardeşlik” kaç gün sürecek, yoksa bir sonraki mahkeme kararına kadar mı?
Gerçek Medya – Siyasetin perde arkasını, maskesiz ve filtresiz görmeye hazır mısınız?
Siyaset dünyası yine o çok sevdiğimiz, “tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş” kıvamındaki orta oyununa sahne oluyor. CHP’de sular bir duruluyor, bir kabarıyor; ama değişmeyen tek şey, koltukların etrafındaki o eşsiz dans ve aynı zihniyetin değişmez refleksleri.
Hatırlıyor musunuz? Hani daha dün, birbirlerine karşı kullanılan o zehir zemberek açıklamalar, sosyal medya üzerinden atılan manşetler, “sen gittin, ben geldim” kavgaları? Hani o bitmek bilmeyen, millete tepeden bakan “laiklik” nutukları, Selanik odaklı bir tarih okuması ve Osmanlı mirasını her fırsatta aşağılayan o malum zihniyet?
Bugün ise manzara tam bir “siyasetin cilvesi”. Bir yanda mahkeme kararıyla “tedbiren” dönen Kemal Bey, diğer yanda “yeni görevi hayırlı olsun” temennileri… Yani anlayacağınız; dün birbirinin kuyusunu kazanlar, bugün aynı sofrada “hayırlı olsun” çayı içiyor. Ama bir şey hiç değişmiyor: O kadim Osmanlı düşmanlığı, o kendi tarihine yabancılaşmış “Selanikli” bakış açısı ve her sıkıştıklarında sarıldıkları o malum laiklik maskesi.
“Dün Savaşanlar, Bugün Kardeş!”
Siyasette ilkeler ve duruş bu kadar “esnek” olunca, sonuç da böyle oluyor: Dün birbirine “hain” diyenler, bugün “kanka” modunda! Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu’nun, bir gün önce kıyasıya mücadele edip bugün “nezaket” maskesiyle poz vermeleri, Türk siyasetinin “değişmeyen tek kuralını” hatırlatıyor: Koltuğun hatırı, milletin değerlerinden her zaman üstündür.
Kılıçdaroğlu diyor ki: “CHP’yi kuruluşundaki kodlara yeniden kavuşturacağız.” İşte tam da korkulan bu! Kuruluş kodları dedikleri; tarihle kavgalı, Osmanlı’nın mirasını reddeden, kendi halkının değerlerine “laiklik” adı altında yabancılaşan o eski alışkanlıklar değil mi?
Kulislerin Yeni Modası: Koltuk Paylaşımı
Ankara kulislerinde herkes aynı şeyi merak ediyor: Bu “mutlak butlan” sonrası kurulan bu yeni düzen ne kadar sürecek? Bir gün önce “düşman” olanların, bugün “görev paylaşımı” yapar gibi hareket etmesi, aslında bize Türk siyasetinin o “değişmez” figürlerini tekrar gösteriyor.
CHP, Cumhuriyeti kuran partiymiş… Doğrudur. Ama mevcut görüntüsüyle, sanki Cumhuriyetin kurucu değerlerinden ziyade, milletin tarihiyle, inancıyla ve Osmanlı geçmişiyle kavgalı bir “sandalye kapmaca” şampiyonasına ev sahipliği yapıyor.
Biz dışarıdan izlerken sadece gülüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, yarın yeni bir mahkeme kararı, yeni bir “tedbir” çıksa, bu “hayırlı olsun” temennileri yine yerini o çok alışık olduğumuz, milleti ayrıştıran, tarihiyle savaşan üsluba bırakacak.
Kıssadan hisse: Siyasette düşmanlıklar baki değil, sadece “konjonktür” değişince dostluklar tazelenir ama o Osmanlı düşmanı, halka tepeden bakan zihniyet hiç değişmez!
Türkçe İroni (Alaycı Özet)
CHP’de Tiyatro Devam Ediyor: Kılıçdaroğlu ve Özel’in “Barış” Komedisi!
Vay vay vay! Bir gün önce birbirinin etini yiyen, genel başkanlık koltuğu için her yolu mübah gören bizim “laikçi teyze” zihniyetli arkadaşlar, bugün yine “demokrasi” maskesiyle karşımızda! Kemal Bey, koltuğunu mahkeme zoruyla hatırlayınca birden “nezaket” abidesi kesildi. Özgür Bey’e “hayırlı olsun” diyorlar... Sanki dün o “kavgalı” ortamları yaratan, o “aşağılayıcı” dili kullananlar başkasıydı!
Selanik’ten gelen o malum “Osmanlı alerjisi” ise tam gaz devam. “Partiyi kodlarına döndüreceğiz” diyorlar; yani ne demek? “Yine halkın değerlerine savaş açacağız, yine tarihimizi inkar edeceğiz, yine o çok bildiğiniz ‘laiklik’ kalkanının arkasına saklanıp millete tepeden bakacağız” demek.
Ne güzel dünya değil mi? Koltuk gidince düşman, koltuk gelince kardeş! Türk siyasetinin bu “değişmezleri” bizi şaşırtmıyor, sadece eğlendiriyor. Bakalım bu “kardeşlik” kaç gün sürecek, yoksa bir sonraki mahkeme kararına kadar mı?
Gerçek Medya – Siyasetin perde arkasını, maskesiz ve filtresiz görmeye hazır mısınız?