⟵ GERİ DÖN

BÜLENT TAŞGIN – MAKYAJSIZ GERÇEKLER İspatlı Analiz ve Sansürsüz Delilli Yorum

Gündem Haber

Chp Genel Merkezi Tahliye Krizi Ozgur Ozel Koltuktan Kalkmiyor Kilicdaroglu Gulumsemesi

YAZAR: BÜLENT TAŞGIN YAYINLANMA: 2026-05-24 MEDYA: GERÇEK MEDYA
Chp Genel Merkezi Tahliye Krizi Ozgur Ozel Koltuktan Kalkmiyor Kilicdaroglu Gulumsemesi
CHP Genel Merkezi'nde Tahliye Krizi: Özgür Özel Koltuktan Kalkmıyor, Devlet "Sökemiyor"!
Analiz: Bülent Taşgın | 24 Mayıs 2026

Türk siyaseti, tarihe geçecek bir "absürt komediye" sahne oluyor. Ankara'nın kalbinde, CHP Genel Merkezi'nde yaşananlar artık bir siyasi tartışma değil, tam anlamıyla bir "yapışma vakası". Ankara Valiliği tahliye talimatı verdi, emniyet güçlerine "gerekeni yapın" denildi; ancak bir sorun var: Özgür Özel koltuktan kalkmıyor, koltuk Özgür Özel’den ayrılmıyor!

"Koltuktan Kalkmıyor, Kalkamıyor!"
Siyasetin doğasında "gelen gider, giden gelir" kuralı vardır. Ancak CHP Genel Merkezi’nde bu kural yerini "yapışkan bir inadın" hukukuna bırakmış durumda. Özgür Özel, koltuğa öyle bir tutunmuş ki, görenler sanacak koltukla arasında organik bir bağ var. Devletin tahliye emri bir yana, sanki ortada endüstriyel bir yapıştırıcı vakası var! Devlet kurumları "çıkın" diyor, Özel "bu koltuk benim tapulu malım" edasıyla direniyor.

Kılıçdaroğlu’nun "Çaylı" Keyfi
Peki, bu "koltuktan kalkmama" tiyatrosunu kim en keyifli izliyor? Tabii ki "Bay Kemal". Kılıçdaroğlu, köşesinde çayını yudumlarken, Özel’in koltukla olan o "tutkulu" mücadelesini bir film izler gibi seyrediyor. Kılıçdaroğlu’nun o meşhur, hafif alaycı gülümsemesi, aslında tüm CHP tabanının hislerine tercüman oluyor: "Acele etme evlat, ben 13 yıl oturdum, sen daha 13 dakika bile geçirmedin ama koltuğu senden söküp alamıyorlar!"

Siyasetin Son Perdesi: "Yapışık" Genel Başkanlık
Ankara Valiliği’nin emniyet güçlerine verdiği talimat aslında çok net: "O koltuğu boşaltın." Ancak saha raporları bambaşka bir manzara sunuyor: Özgür Özel, koltukla bütünleşmiş durumda. Ne hukuk, ne valilik, ne de parti içi muhalefet bu "yapışkan" inadı kırmaya yetiyor.

CHP'de artık tartışma "vizyon nedir?" değil, "Özgür Özel koltuktan nasıl sökülür?" sorusu etrafında dönüyor. Devletin resmen "tahliye edin" dediği bir genel merkezde, bir siyasetçinin bu kadar inatla "kalkmıyorum" demesi, siyaset literatürüne "Özgür Özel Vakası" olarak geçecektir.

Bülent Taşgın diyor ki: "Bir siyasetçi koltuğundan kalkmak istemeyebilir, anlarım. Ama devlet kapına dayandığında bile koltuğa yapışık kalıyorsan, orada artık siyaset değil, sadece bir 'yapışma dramı' vardır. CHP'de bugün dram bitmiş, geriye sadece o koltuğun üzerinde kalan bir 'inat' mirası kalmıştır!"

CHP tabanı şimdi şunu soruyor: Koltuk mu daha güçlü, yoksa Özgür Özel'in inadı mı? Cevap belli; koltuk yerinden oynamıyor, Özgür Özel ise "kalkmıyorum" dedikçe siyasi kredisi biraz daha enkazın altına gömülüyor.

Bu analiz, 24 Mayıs 2026 tarihinde, CHP'deki trajikomik koltuk krizini ve siyasetin geldiği noktayı belgelemek adına kaleme alınmıştır.