MAKALE METNİ: Hani her fırsatta dünyaya "insan hakları, özgürlük ve hukuk" ambalajıyla nizam vermeye kalkan, o parıltılı Avrupa saraylarından halklara medeniyet dersi veren kibirli masabaşı aristokratları vardı ya? Meğer Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Libya lideri Kaddafi’den aldığı bavullar dolusu kirli seçim paraları için kurulan mahkemenin o karar gününde, Batı merkezli sömürge çarklarının en iğrenç, en karanlık yüzü bir kez daha suçüstü yakalanmış oldu. Diktatör dedikleri adamın parasıyla Elysee Sarayı’na taht kuran, sonra da o paraların izini kaybetmek için Libya’yı kan gölüne çeviren bu pısırık ve maskeli çete, adalet kürsüsünün önünde şimdi ecel terleri döküyor.
Sahi, o şatafatlı kameraların önünde vatanseverlik pozları kesip, arkada çantalar dolusu avroları istifleyen Sarkozy ve onun işbirlikçi çarkları, bugün hakim karşısında o küresel sömürge sisteminin hangi gizli sığınaklarına kaçmaya çalışıyorlar? Kendi kirli tahtlarını korumak adına koca bir ülkenin geleceğini bombayla, kanla ve gözyaşıyla karartan bu sözde medeniyet elçilerinin gerçek yüzünü görmek için daha ne kadar kör taklidi yapacaksınız? Sadece sıradan bir yolsuzluk yargılaması izlediğini sanan dünyadaki o saf piyonlar, statükonun ve emperyalist çarkların kendi pisliklerini örtbas etmek adına nasıl bir yargı tiyatrosu sahnelediğini ne zaman idrak edecek?
Fonlandıkları başkentlerin emirleriyle dünyayı dizayn etmeye kalkanların, maskeleri düşüp foyaları ortaya çıkınca adalet sarayının koridorlarında nasıl bir vizyonsuz konfor telaşına düştüklerini görmek, Anadolu insanının ferasetine bir kez daha tokat gibi çarpan en somut gerçeğin ta kendisidir. Bizim içerideki Batı hayranı aristokratlar, fonlandıkları raporlarla bu sömürgeci liderlerin imajını temizlemeye çalışsalar da bu rantiye ve rüşvet tezgahının ulaştığı hiyerarşik bağlar artık tamamen deşifre olmuştur. Siyaseti ve demokrasiyi sadece birer finansman aracı olarak gören bu köhne zihniyetin son günü gelmiştir; Bülent Taşgın olarak Avrupa’nın bu en büyük rüşvet ve kan ittifakını her meydanda, son ana kadar haykırmaya ve deşifre etmeye devam edeceğim!